.....Bundan yıllar önce, henüz liseye yeni başladığımda, İzmit'ten Eskişehir'e giden bir trende "düşünmek" üzerine düşündüğümü hatırlıyorum. Başıma bu kadar tehlikeli işler açabilecek ve hayatımı altüst edebilecek bir eylem olduğunu o zamanlar tabiki de bilmiyordum. O zamanlar "hayat senin gördüğün gibi toz pembe değildir" sözünün gerçekliğini de bilmiyordum......

Belki bir şekilde hayatı kabullenmeye başladım bile. Belki Fight Club modunda gezmelerim sadece bir gençlik dönemi asiliğiydi. Çektiğim sıkıntılardan ve acılardan öğrendiğim şeyler mutlaka olmalı ve şimdi hayatla dengeye gelme çabalarımda bu öğrendiklerimin yerlerine tam olarak oturması eksikliği var sadece.
Her şeyin olduğu gibi acının fazlası da zararlı ve boştur. Acı, bir noktaya kadar hayata ilerleyen zamanlarda daha güçlü bakabilmek konusunda potansiyel hazırlar. Fakat o noktayı geçtikten sonra hala acı çekilmeye devam ederse bu potansiyel çürümeye ve bünyeye zararlı olmaya başlar.