“BEN”

Yaşam üzerine felsefe yapmak gibi bir alışkanlık edinmiştim. Artık bu konudaki tutumum “bükemediğin eli öpeceksin” mantığına benzemeye başladı. Şimdiye kadar kimsenin içinden çıkamadığı bir takım sorular, cevaplarının imkansızlıklarından olsa gerek beni de yola getirdi ve artık arayışlarımı sanırım durdurdum. Uzun zamandır hayata dair düşünce üretmedim, felsefe yapmadım.

 

Belki bir şekilde hayatı kabullenmeye başladım bile. Belki Fight Club modunda gezmelerim sadece bir gençlik dönemi asiliğiydi. Çektiğim sıkıntılardan ve acılardan öğrendiğim şeyler mutlaka olmalı ve şimdi hayatla dengeye gelme çabalarımda bu öğrendiklerimin yerlerine tam olarak oturması eksikliği var sadece.

 

Stresimin kaynağını çözmeye başlıyorum sanırım. Okulumdaki durumum, en büyük stres faktörü.. Sorumluluklarımı gerektiği şekilde yerine getirememenin verdiği vicdani rahatsızlık ve meydana gelebilecek kötü durumlarda dair olan endişe..

 

Bunu çözümlemek adına harekete geçtim bugün ve umarım yakında tamamen çözümlemiş olurum.

 

Hayatlar sorunlarla dolu. Neticede hepimizinki de okyanusta bir damla kadar olan hayatlar. Neden varolduğumuzun gerçek sırrını tam olarak bilebilseydik ya da ben tam olarak inanabilseydim sanırım hayata daha soğukkanlı ve daha iyimser bakabilirdim.

 

Eminim öyle, sorunun cevabını bilmiyorum ama sorunun cevabının herşeyi daha toz pembe hale getireceğine eminim. Hırslarımızın, dertlerimizin, kaçtığımız sorumluluklarımızın ve isyanlarımızın, o sorunun cevabıyla çözümleneceğine ve sükunete ereceğine inanıyorum.

 

Bazen “ben” olmayı çok iyi hissediyorum. Bedenim sadece bir kaplama, sadece beni içinde taşıyan bir kalıp gibi görünüyor. “Ben” dediğim şeyin çok derinlerde bir yerlerde varlığını sürdürmekte olduğunu hissedebiliyorum. Ve o “ben”in ebedi olduğuna da inanıyorum.

 

Hayat sadece semboller ve şekiller dünyası. Bu sembollere ve şekillere çok fazla dalmak gerçekten sağlıklı değil. Çünkü bu sembollerin ve şekillerin geçiciliğini ve tekdüzeliğini farkettiği an insan, varolan bütün şekillerden soğuyor ve hayatına mana katmak noktasında sıkışıp kalıyor.

 

Yazmak artık bir çözüm değil, bir deva değil. Çok yazdım ve kelimelerin de bir yerden sonra tıkanıp kaldığını farkettim. Birileri okusun diye yazmaksa asla cazibeli değil.

 

Sıkıldım..